İsviçre de diğer ülkeler gibi Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmeyi imzalamıştır. Ülkeler bu sözleşmeyi imzalayarak ülkelerindeki her türlü ırk ayrımcılığının ortadan kaldırılmasını sağlamayı taahhüt etmektedir.
Ayrıca, insan grupları ve «ırklar» arasında anlayışın geliştirilmesi konusunda da sorumluluk üstlenmektedir.
«Irk» terimi hukukta sıklıkla kullanılır. Bu nedenle, aslında tek bir insan ırkı olmasına rağmen bu metinde biz de «ırk» terimini kullanıyoruz. Tüm insanlar aynı türe aittir.
Ancak yine de insanların zihninde «ırk» düşüncesi varlığını sürdürmektedir.
Bu toplumsal bir yapıdır. Irk ayrımcılığının temelinde şu düşünce yatar:
İnsanlar «ırkları» nedeniyle birbirlerine eşit değildir. Oysa aslında sadece bir saf insan "ırkı" vardır.
Bu sözleşmeyi imzalayan ülkeler bu konuda düzenli olarak rapor sunmak zorundadır. Ülkelerinde ırk ayrımcılığını ortadan kaldırmak için neler yaptıklarını Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi'ne göstermeleri gerekmektedir.
İsviçre bu sözleşmeyi imzalamıştır. Bu nedenle İsviçre’nin de rapor düzenlemesi gereklidir.
Bir kişi veya bir grup insan ırkçılığa maruz kalmışsa ve İsviçre'de her türlü yasal yola başvurmuş olmasına rağmen sonuç alamamışsa, bu kişi veya kişiler Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi'ne başvurabilir.
Sonrasında komite, kişinin ismini belirtmeden söz konusu durumu ilgili ülkeye iletir.
Komite daha sonra tavsiye ve önerileri içeren bir kararı ilgili ülkeye ve kişiye gönderir. Bu sayede ülkede ve halkta, ırkçılığın gerçekte nasıl yaşandığına ilişkin bir farkındalık oluşturulur. İlgili ülkenin bu tavsiyelere uyma zorunluğu mevcut değildir. Ancak mahkemeler aldıkları hukuki kararlarda bu tavsiyeleri kullanırlar.